bilgi@hayatpenceresi.com

11 Eylül 2026
Olmayanı Beklemekle Olanı Kabul Etmek Arasında
/ Yazılar/Psikoloji/Olmayanı Beklemekle Olanı Kabul Etmek Arasında

Olmayanı Beklemekle Olanı Kabul Etmek Arasında

Psikoloji Lale Turak Lale Turak
19 Ağustos 2026
75
Yorum Yap
2 Dakika
Olmayanı  Beklemekle  Olanı  Kabul  Etmek  Arasında
Paylaş
Aa

Olmayanı beklemekle, olanı kabul etmemek arasında geçiyor hayat...

Bir zamanlar çok güzel bir yazıya denk gelmiştim. Kalp atışlarını gösteren çizelgede çizgi dümdüz olduğunda yaşamın bittiğini anlatıyordu. Hayat da biraz böyle aslında; inişler, çıkışlar, çöküşler, yeniden kalkışlar...

Bütün bu hareketin içinde bize neyin önemli olduğunu, aslında ne istediğimizi ve hangi olay karşısında ne yapmamız gerektiğini öğretiyor hayat.

Zamanla yaralarımız kabuk tutmaya başlıyor. Kırılgan yanlarımız biraz daha güçleniyor. Her olayda aynı yerden kırılmamayı, her şeye aynı tepkiyi vermemeyi, bazı şeylerin karşısında daha sakin kalabilmeyi öğreniyoruz.

Ve belki de hayatın en zor ama en kıymetli öğretilerinden biriyle tanışıyoruz:

Kabul etmek.

Özellikle kontrolümüz dışında gelişen, değiştiremeyeceğimiz durumlarda...

Çünkü direnmek, bazen sadece kendi kabuğunu içeriden kırmaya çalışan bir uğraşa dönüşüyor. Ne kadar zorlarsak zorlayalım değişmeyecek olanı değiştirmeye çalışmak, bizi iyileştirmiyor; yalnızca yoruyor.

Bazen de başımıza gelenleri, baktığımız çerçevenin en uç noktasından yorumluyor ve bütün resmi göremiyoruz. Bir noktaya fazlasıyla odaklandığımızda, o nokta bütün hayatımızmış gibi geliyor. Oysa bazen sadece biraz geri çekilip bütüne bakmak gerekiyor.

Olduramadığınız şeylerin içinde size ait bir hikâye olmayabilir.

Bunu görmek gerekiyor.

Olmayan bir şeyin içinde, gerçekleşmeyen bir ihtimalin peşinde, sizin için yazılmış başka bir senaryo aramaktan vazgeçmelisiniz.

Bazı kapılar açılmıyorsa, belki de biraz daha ısrar etmeniz değil, o kapının önünden çekilmeniz gerekiyordur.

Çünkü olan neyse, olacak olana zemin hazırlıyor. Siz ise verdiğiniz tepkilerle o zeminin üzerinde yeni bir rota oluşturuyorsunuz.

Yanlış bir yola girdiğinizde, ne kadar uzun yürürseniz yürüyün hedefinize ulaşamazsınız.

Bazen daha çok çabalamak değil, yanlış yolda olduğunuzu kabul etmek gerekir.

Yanlışta ısrar etmekten vazgeçtiğiniz anda yeni bir rota belirlenir. Yol yeniden şekillenir. Ve bazen sizi hedefinize götürecek yol, ilk seçtiğinizden çok daha kısa, çok daha sakin ve çok daha güvenlidir.

Bazen yola güvenmek gerekir.

Düşüncelerimizin hızını biraz kesmek, olmasını istediğimiz şeyle olan şey arasındaki farkı görebilmek ve inanmak istediğimiz durumun peşinden gitmek yerine, olanın içinde yeni bir aksiyon almak gerekir.

Çünkü hayat her zaman istediğimizi oldurmakla ilgili değildir.

Bazen bize düşen, olanı değiştirmek değil; olanın bize ne anlatmaya çalıştığını fark etmektir.

Unutmayın, siz yolcusunuz.

Yolculukta inişler de çıkışlar da olacak. Bazen yanlış yollara girecek, bazen yönünüzü şaşıracak, bazen de yeniden başlamak zorunda kalacaksınız.

Bunların hiçbiri yolculuğun yanlış olduğunu göstermez.

Ama aynı yerde defalarca kayboluyorsanız, belki de durup yolu değil, yönünüzü sorgulamanız gerekiyordur.

Bazen cesaret, devam etmek değildir.

Bazen cesaret, yanlış yolda olduğunuzu kabul edip başka bir yol seçebilmektir.

Paylaş:
Lale Turak
YAZAR HAKKINDA

Lale Turak

Yazar
...
Tüm İçerikleri
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yapın
isimli kullanıcıya yanıt veriyorsunuz.