Sorumluluktan Kaçış Özgürlük Değildir
Özgürlük, çoğu zaman sınırsızlıkla karıştırılır. İstediğini yapmak, kimseye hesap vermemek, bağlayıcı hiçbir unsurun olmaması özgürlük sanılır. Oysa bu anlayış yüzeyseldir.
Gerçek özgürlük, seçeneklerin farkında olmak ve bu seçenekler arasından bilinçli bir tercih yapabilmektir. Bu tercih ise kaçınılmaz olarak sorumluluğu beraberinde getirir.
Olgun olmayan birey, özgürlüğü sorumluluktan kaçış olarak görürken; olgun birey, özgürlüğü sorumluluğu seçme hakkı olarak kavrar.
Sorumluluk burada bir zorunluluk değil, iradi bir kabuldür.
Olgun insan, başına gelenlerin tamamını dış etkenlere yüklemez; kendi seçimlerinin payını görür. Hayatta kalmayı değil, anlamlı yaşamayı hedefler.
Seçtiği işin, kurduğu ilişkinin, söylediği sözün ve aldığı kararların sonuçlarını üstlenir.
Bu üstleniş bir yük değil, bireyin kendine duyduğu saygının bir göstergesidir.
Çünkü insan ancak kendi seçiminin arkasında durduğunda bütünleşir.
Olgunluk aynı zamanda, kaçacağını bildiğin hâlde kaçmamayı seçmektir. Zor olanı görmek, rahatsız edici olanla yüzleşmek ve kısa vadeli hazlar yerine uzun vadeli değerleri tercih edebilmektir.
Bu, bireyin içsel bir disiplin geliştirdiğini gösterir.
Artık başkalarının beklentileriyle değil, kendi vicdanı ve değerleriyle hareket eder.
Bu noktada sorumluluk, bireyin kimliğinin bir parçası hâline gelir.
Çünkü gerçek özgürlük, hiçbir şeye bağlı olmamak değil; neyi, neden seçtiğini bilerek seçiminin sorumluluğunu üstlenebilmektir.