Emanet Ömür
Zaman, insanın elindeki en büyük hazinedir. Onu ne satın alabiliriz ne de geri getirebiliriz. Her geçen saniye, ömrümüzden sessizce dökülen bir yaprağa benzer.
Zamanı doğru kullanan, ömrünü bereketlendirir; zamanı boşa harcayan ise geriye yalnızca pişmanlık bırakır.
Zaman, sessiz akan bir nehir gibi görünse de önüne çıkan her şeyi alıp götürür: çocukluğu, gençliği, sevinçleri ve hüzünleri...
İnsan, çoğu zaman saatin tik taklarını duyar; ancak ömründen eksilen saniyelerin farkına varmaz.
Oysa her gün, bize emanet edilmiş yeni bir sayfadır. O sayfaya iyilik, emek, sevgi ve güzel hatıralar yazmak bizim elimizdedir.
Çünkü zamanı durduramayız; fakat onu nasıl değerlendireceğimize karar verebiliriz.
Gün gelir, servet tükenir, güç azalır, makamlar değişir; fakat boşa geçirilen bir an bile geri dönmez.
Bu yüzden zamanı tüketmeden önce onun kıymetini bilmek gerekir.
Hayatın gerçek zenginliği, uzun yaşamak değil; yaşanan zamanı anlamlı kılabilmektir.
Eğer bugün ertelediğiniz bir planınız varsa, onu daha fazla vakit kaybetmeden hayata geçirin.
Çünkü ertelediğimiz işler, "Bugün olmazsa yarın yaparım." diye diye zamanın çarkında öğütülür ve sonunda kaybolup gider.
Unutmayalım ki zaman, sandığımız kadar uzun değildir. Aksine, göz açıp kapayıncaya kadar geçen en kıymetli nimettir.
Rabbim, cümlemizi zamanın değerini bilen ve onu en güzel şekilde değerlendiren kullarından eylesin.
Allah'a emanet olun, dostlar.